Başarısız Sinüs Cerrahisi Revizyonundan All-on-Four Konseptine: Bütünsel Bir Rehabilitasyon Öyküsü

60 yaşındaki kadın hastam kliniğime başvurduğunda, hem fonksiyonel hem de psikolojik açıdan oldukça yıpranmış bir durumdaydı. Üst çene sağ bölgesinde daha önce başka bir klinikte denenen “açık sinüs lift” işleminin başarısızlıkla sonuçlanması, hastamda dental cerrahlara karşı ciddi bir güven kaybı ve “tedavi edilemezlik” korkusu yaratmıştı. Mevcut klinik tabloda üst çenedeki bu başarısız cerrahiye ek olarak, alt çenede 15 yılı aşkın süredir devam eden hareketli protez kullanımı, arka bölgelerdeki kemik hacmini neredeyse tamamen yok etmişti; kalan ön grup dişler ise çürük, kırık ve yaygın lezyonlar nedeniyle artık korunamaz durumdaydı.


Birinci Perde: Güvenin Yeniden Tesisi ve Üst Çene Revizyonu

Tedavi planlamamın ilk aşamasını, hastamın en büyük çekincesi olan ve kemik yetersizliği nedeniyle “implant yapılamaz” denilen üst sağ bölgeye ayırdım. Başarısız olmuş bir operasyonun revizyonu, her zaman ilk cerrahiden daha kompleks ve hassas bir yaklaşım gerektirir. Bu bölgede biyolojik iyileşme kapasitesini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla PRF (Platelet Rich Fibrin) destekli açık sinüs lift operasyonunu gerçekleştirdim. Operasyonun başarısını, aynı seansta yerleştirdiğim 3 adet Bredent Copasky implant ile pekiştirdim.

Dört aylık hassas bir osseointegrasyon (kemik-implant birleşmesi) sürecinin ardından, dijital iş akışıyla hazırladığım Ti-Base üzeri monolitik zirkonyum restorasyonları hastama teslim ettim. Bu aşamanın sonunda elde ettiğimiz stabilite ve çiğneme konforu, hastamın tedaviye olan direncini tamamen kırdı ve bana olan güveniyle alt çenedeki asıl büyük dönüşüme geçmemi sağladı.


İkinci Perde: Alt Çenede Rehberli Cerrahi (Guided) ve All-on-Four

Alt çenedeki durum, kemik hacminin dikey ve yatay yöndeki kaybı nedeniyle çok daha riskliydi. Özellikle mental sinirin krestal sınıra olan aşırı yakınlığı, cerrahi sırasında hata payını sıfıra indiriyordu. Bu riski yönetmek ve komplikasyon olasılığını ortadan kaldırmak için operasyonu tamamen Guided (Rehberli) Cerrahi protokolü ile planladım. Dijital rehber sayesinde, mental siniri milimetrik hassasiyetle koruyarak 4 adet Dyna Helix® marka premium implantı All-on-Four konseptine uygun açılarla yerleştirdim.

Operasyon sırasında lezyonlu dişlerin çekimini takiben, çekim soketlerini hastamın kendi kanından elde ettiğim PRF ile zenginleştirilmiş “Sticky Bone” ile rehabilite ettim. Operasyondan sadece 24 saat sonra hastama PMMA geçici dişlerini yerleştirerek, 3 aylık bekleme süresini dişsiz kalmadan geçirmesini sağladım. Final aşamasında ise titanyum bar destekli monolitik zirkonyum protez ile maksimum dirençli bir bitim gerçekleştirdim.


Klinik Not: Neden Başardım?

Bu vakanın başarısı, anatomik sınırların dijital teknolojiyle doğru okunmasıdır. Alt çenede mental siniri “kurtarmamızı” sağlayan Guided Cerrahi hassasiyeti ile üst çenedeki başarısız cerrahinin izlerini silen PRF teknolojisini birleştirdim. Ayrıca operasyonun hemen ertesi günü yaptığım yükleme (Immediate Loading), hastamın psikolojik iyileşme sürecini de hızlandırdı.

Hekimlik anlayışımda öncelik, sadece bir implant yerleştirmek değil; anatomik riskleri bilimsel yöntemlerle yöneterek hastanın kaybettiği fonksiyonu ve güveni geri kazandırabilmektir. 60 yaşındaki hastam, bugün hem üst hem de alt çenede tam bir stabiliteyle, hareketli protez zahmetinden kurtulmuş olarak hayatına devam ediyor.

Paylaş:

Benzer Yazılar