Yüksek Riskli Diyabet Hastasında Güvenli Sınırlar: UV Active İmplantlar ve Locator Çözümü

Kontrol edilememiş,HbA1c değeri 10 gibi oldukça yüksek ve riskli bir seviyede olan diyabetli erkek hastamız, mevcut dişlerindeki ileri mobilite, ağrı ve dişeti kanamalarından şikayetle kliniğime başvurdu. Diyabetin bu seviyede olması, cerrahi sonrası kemik-implant birleşmesi (osteointegrasyon) ve enfeksiyon riski açısından en üst düzeyde dikkat gerektiriyordu. Hastanın sistemik tablosuna uyum sağlayacak, iyileşme hızını maksimize edecek bir plan oluşturdum. Bunu yapmasaydım gelişebilecek enfeksiyonar, diş yapalım derken hastanın çok daha hayati problemler yaşamasına sebep olabilirdi.

Yüksek riskli vakalarda cerrahi süreyi kısaltmak ve doku travmasını minimumda tutmak hayati önem taşır. Bu nedenle, tamamen Guided (Rehberli) Cerrahi yolunu seçtim. Dijital planlama sayesinde, milimetrik hassasiyetle çalışarak enfeksiyon riskini ve operasyon sonrası ödemi minimize etmeyi hedefledim. Kesik yok, dikiş yok, enfeksiyon riski az.

Bu vakada, implant yüzeyinin kemikle olan biyolojik etkileşimini en üst seviyeye çıkarmak için UV Active (fotofonksiyonel) implantlar kullandım. UV ışını ile aktive edilen bu implant yüzeyleri, diyabet gibi iyileşmenin yavaş olduğu durumlarda kemik hücrelerinin implanta çok daha hızlı ve güçlü tutunmasını sağlar. Alt ve üst çeneye rehberli cerrahiyle yerleştirdiğim bu implantları, Locator tutucularla destekleyerek hastamız için hem güvenli hem de yeterince stabil bir hareketli protez altyapısı kurdum. Hastayı yaklaşık 5 yıldır takip ediyorum, herhangi bir problemi olmadan dişlerini sağlıkla kullanıyor.

Klinik Not: Hekimlikte başarı, hastanın sistemik risklerine uygun teknolojiyi doğru yerde kullanmaktır. HbA1c seviyesi 10 olan bu vakada; dijital planlamanın (Guided) getirdiği cerrahi doğruluk ile UV Active teknolojisinin sunduğu biyolojik hızı birleştirdim. Sonuç; diyabetik risklerin başarıyla yönetildiği, konforlu bir iyileşme süreci ve hastamızın yaşam kalitesine geri kazandırılan bir fonksiyon oldu.

Önemli Not: Diyabetli hastalarda implant başarısı, sağlıklı bireylere oranla her zaman daha düşüktür. Kullandığım teknolojiler bu riski minimize etmeye yardımcı olsa da klinik önceliğim her zaman diyabetin kontrol altına alınması ve değerlerin stabilize edilmesidir. Bu vakada elde ettiğim başarıda, hastamın genel sağlık takibiyle kurduğumuz bu hassas denge en az cerrahi planlama kadar büyük bir paya sahiptir. Bu sebeple implant gibi cerrahi işlemlerde hastayı birçok açıdan değerlendirmeyi tercih ederim. Sadece “diş yapmak” değil, hayatına katkıda bulunmayı amaçlarım.

Paylaş:

Benzer Yazılar